Gereksizler Kutusu ile İfade Ettiğimiz

Derleyen ve Yazan: Nursel Akhan


Gereksizler Kutusu’ndaki eşyalardan hiçbirini çıkarıp attığımızda hayatımız zorlaşmadı; hiçbirine ihtiyaç duymadık.


Fark ettik ki bu eşyalar, “Eşyasız kalırsak elimizin altında olsun; gelecekte elbet işe yarar,” dediğimiz gereksizler. Onları sadece “güzel” bulabiliyoruz. Her evde mutlaka varlar ve hayatımızdan çıkma ihtimalleri dahi bize kaygı veriyor. Duygusal yüke sahipler. Vakti zamanında olumlu/olumsuz anılara eşlik ettiklerinden dolayı hatıralarımızı canlandırıyorlar. Sevdiğimiz/sevmediğimiz bir kimseden hediye olarak gelmiş olabilirler. Bazılarına neden ve ne zaman sahip olduğumuzu bile hatırlayamıyoruz. Bunların hayatımızdan çıkmasının anılarımızı ve ilişkilerimizi zedeleyeceğini düşünüyoruz. Bu ihtimal yüzünden üzülüyor ve korkuyoruz.


Sonuç olarak fiziksel alanımızı gereksiz eşyalarla doldurarak hem ruhumuza hem de zihnimize kaygı, korku ve üzüntü yaşatıyor; âna odaklanamıyor; “Ben şu an neye ihtiyaç duyuyorum?” ve “Bana şu an ne iyi gelir?” gibi asıl soruları sormuyor; yaratıcılık ve üretkenliğe alan açmıyor; deneyimlerimizi sınırlıyoruz.


Bu sergiyle dikkat çekmek istediğimiz nokta hayatımızda yük oluşturan, gereğinden fazla alan kaplayan, şu âna ve bize ait olmayan -hatta belki de hiç olmamış- eşyaların ruhumuzda ve zihnimizde kapladığı alan!

Biz geçmişin gölgesinde ve/veya geleceğin kaygısıyla yaşamaktansa gereksizlerimizi kutulara dolduruyoruz.

Kısaca Gereksizler Kutusu hayattan daha çok keyif almak, ruhen ve zihnen daha iyi hissetmek, ihtiyaç ve arzularımızı fark etmek, özgürleşmek adına attığımız bir adım; birbirimize verdiğimiz bir hediye!



Kaynaklar:


Sade - Begüm Başoğlu ve Ege Erim


http://davidmichaelbruno.com/

Filtre Platform

Sanat Tasarım Etkinlik